HEKİMZADE İZMİR

ALIŞVERİŞ SEPETİNİZ




Alışveriş sepetiniz boş.

   

Anasayfa ÜRÜNLERİMİZ Sedef Hastalığı SEDEFEX (Sedef Hastalığı)
E-posta


SEDEFEX (Sedef Hastalığı)
Resmin tümünü görüntüle


SEDEFEX (Sedef Hastalığı)

Birim ücreti (adet): 100.00 TL (0 % vergi dahildir)

Ürün hakkında soru sor

İÇERİK : Hindiba Kökü,Sığır Kuyruğu,Kitre,Safran,Pelin Otu,Şahtere otu.

KULLANIM ŞEKLİ : Yemeklerden 30 dakika önce günde 3 defa ikişer kapsül bol su ile alınmalıdır.

* Toplam 180 kapsül (1 aylık tedavi)

Psoriasis, yunanca  kaşıntı anlamına gelen 'psora' kelimesinden köken almıştır.Halk arasında  Sedef hastalığı olarak da bilinir. Sedef, süreklilik gösteren bir deri hastalığıdır. Bir alerji ya da enfeksiyona bağlı mikrobik bir hastalık değildir. Yaşam boyu süren alevlenme ve iyileşme dönemleri olan bir hastalıktır.

Sedef bir kaç döküntü ile sınırlı kalabildiği gibi, deriyi yaygın derecede de tutabilir. Çoğu insanda sedef hafif seyretmeye meyillidir. Sedefin sebebini tam olarak bilmiyor, fakat bağışıklık sistemi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bağışıklık sisteminin sebebi bilinmeyen bir nedenle tetiklenmesiyle,  deri hücrelerinin büyümesi hızlanır. Normalde deri hücreleri 28–30 günde olgunlaşıp ve deri yüzeyinden dökülürken, sedef hastalığında deri hücreleri sadece 3–4 günde olgunlaşır ve hücreler yüzeyde yığılıp birikir. Deriden kabarık, kırmızı lezyonlar oluşur. 
Sedef, en sık saçlı deri, diz, dirsek ve gövdeyi tutar. Fakat tırnaklar, el ayaları, ayak tabanları, genital bölge ve yüz (nadirdir) dahil her yerde görülebilir. Lezyonlar genellikle simetriktir, yani vücudun sağ ve sol taraflarında aynı yerde ortaya çıkarlar. Sedefin değişik şekilleri vardır. Çocuklardaki hastalık ile erişkinlerde ve yaşlılardaki hastalık, farklı özellikler gösterebilir. Çocuklarda yeni başlamış olduğu için küçük çaplı ve kırmızı renkli, üzeri kepekli belirtiler görülür. Erişkinlerde her tür belirti görülmekle birlikte, genellikle çocuklardakilere benzeyen daha büyük çapta belirtiler vardır. Yaşlılarda ise, hastalık uzun süreden beri devam ettiği için daha büyük çapta, çocuklardakine oranla daha soluk renkte ve üzerinde kepekten çok deri kalınlaşması halinde belirtiler görülür. Ancak hastalığın alevlendiği dönemlerde, yaşlılarda bile kırmızı ve kepekli belirtiler ortaya çıkar.

Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir.  Mikrobik bir hastalık veya açık bir yara olarak düşünülmemelidir. Sedefli bir kişi, diğer insanların sağlığını tehdit etmez
Aşırı kilo kıvrım bölgelerinde şikayetleri arttırır ve tedaviyi güçleştirir.

ŞAHTERE OTU


Safra Otu, Sarılık Otu, Şahterec, Fumaria, Fumeterre adlarıyla da bilinir. Şahteregiller familyasından; çok parçalı yapraklı, küçük, düzensiz, beyazımtırak veya pembe renkli çiçekleri olan otsu bir bitki cinsidir. 50 kadar türü vardır. En önemlisi Tıbbi şahtere (Fumaria officinalis) yurdumuzda yetişir.Tıbbi şahtere (Fumaria officinalis); yol kenarlarında rastlanan 20-60 santimetre boyunda bir yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları mavimsi-yeşil; çiçekleri mor renklidir.Vatanı Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’nın Türkiye, Horasan ve Türkistan bölgeleri olan bitki günümüzde Kuzey Amerika ve Avustralya’da  da yetişmektedir.Mayıstan Ekime kadar Şahtere otu toplanarak gölgede kurutulur ve kaldırılır, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.Bileşiminde, tanen, şeker, fumarin ve fumar asidi vardır.Şahtere otu daha çok nedeni belli olmayan ya da tedavi edilemeyen alerjiler üzerinde çok etkili bir bitkidir. Özellikle karaciğer üzerinde etkili olması  bu bitkinin alerjilerde kullanılma sebebidir.  Sedef hastalığına karşı kullanılabilen bir bitkidir.

HİNDİBA OTU (Cichorium endivia)


Hindiba acı marul, frenk salatası ya da endiv olarak da bilinir, Asteraceae familyasından, sebze olarak yararlanılan bir yıllık bitki.Mısır ve Endonezya kökenli olduğu sanılan bitkinin, 16. yüzyıldan bu yana Avrupa'da tarımı yapılmaktadır. Yüksekliği 50-100 cm arasında değişir; parçalı yaprakları ve açık mavi renkli çiçekleri vardir. Yapraklarından salata olarak yararlanıldığı gibi sıcak yemek de yapılır.Hindiba cinsinden bir diğer bitki türü olan beyaz hindiba (Cichorium intybus) ile yakın akrabadır.Ülkemizde yaygın olarak yabani hindibanın yaprakları ilkbaharda toplanarak şifalı ot ve sebze olarak tüketilir. Bu yapraklar ülkemizde “Hindiba” ve “Radika” olarak bilinir.Karaciğer hastalıklarında ve kan temizleyici özelliği nedeniyle cilt rahatsızlıklarında yardımcı olarak kullanılır. Ayrıca yıllarca kozmetik amaçlı cildi canlandırmak için kullanılmıştır.


SIĞIRKUYRUĞU

Sığırkuyruğu, sıraca otugiller (Scrophulariaceae) familyasından Verbascum cinsini oluşturan iki yıllık bitki türlerine verilen addır.Haziran-Ağustos aylarında parlak sarı renkli çiçekler açan 20 ile 150 cm boylarında iki yıllık otsu bir bitkilerdir. Türkiye, sığırkuyruğu türleri bakımından çok zengin olup, takriben 200 kadar tür bulunmaktadır.Daha çok ekilmemiş yerlerde ve yol kenarlarında bulunurlar. Gövdeleri dik bazan dallanmış ve yünümsü tüylerle kaplıdır. Yaprakları gövdenin alt kısımlarında rozet halinde dizilmiş olup, yünümsü tüylüdür. Gövdedeki yapraklar ise sapsızdır. Çiçekler gövdenin ucunda sık veya seyrek, az veya çok uzun bir salkım durumda toplanmışlardır. Çiçeklerin çanak ve taç yaprakları beşer parçalıdır. Meyveler yuvarlakça olup, çok tohumludur.Çiçekleri müsilaj, uçucu yağ ve glikozitler taşır. Bazı sığırkuyruğu türlerinin tohumları saponin taşıdıklarından dolayı balıklar için zehirli olup, balık avlamada kullanılır. Bitkinin yaprakları da terletici ve idrar arttırıcı olarak kullanılır. Sığırkuyruğu, ayrıca etkili bir yara iyileştiricidir. Ciltteki yangıları da geçirir.





Müşteri yorumları:

Bu ürün için hiç yorum yazılmamış.
Lütfen yorum yazmak için kullanıcı girişi yapın.