Zengin bitkisel içeriğiyle savunma sisteminizi güçlendirir, vücudunuzu hastalıklara karşı korumaya yardımcı olur.Domuz giribinden önler. İÇERİK : Ekinezya Otu, Gingko Biloba,Ardıç,Çörek Otu,Isırgan Tohumu,Enginar,Polen,Ginseng,Günlük, Karabaş,Gül Hatmi Çiceği,Deve Dikeni tohumu,Kereviz,Kara Halile,Safran
KULLANIM ŞEKLİ: Yemeklerden yarım saat önce günde 3 defa ikişer kapsül bol suyla alınmalıdır.
* Toplam 180 kapsül (1 aylık tedavi)
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ(İMMUN SİSTEM)
Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara ve dışarıdan gelecek zararlara karşı koruma yapan, vücut için yabancı patojenleri, tümör hücrelerini tanıyıp onlarla savaşan sistemdir. İmmun sistem, canlının vücudunda , virüsler, bakteriler, parazitler, gibi vücuda giren veya vücutla temasta mikroorganizmaları ve her türlü yabancı maddeyi tanır ve onları, canlının sağlıklı normal vücut hücrelerinden ve dokularından ayırır. Tüm canlılar kendilerinden olmayan doku, hücre ve moleküllere karşı savunma sistemlerine sahiptirler. İnsan gibi canlılarda karmaşık bir bağışıklık sistemi vardır. Vücudun enfeksiyonlara karşı savunma ve korunmasını sağlayan sistemin herhangi bir yerinde oluşan bozukluk, Bağışıklığın bozulmasına neden olur. Bunlara bağışıklık yetmezliği hastalığı denir. Bağışıklık sistemi bozukluklarının başlıca belirtileri şunlardır: Kronik enfeksiyonlar Beklenmeden sık tekrarlanan enfeksiyonlar Tedaviye tam cevap vermeyen enfeksiyonlar Viral Enfeksiyonlar (GRİP) Gelişme geriliği Tekrarlayan apseler (yaralar) Bağışıklık sistemini oluşturan dokular, Lenf bezleri,Bademcikler,Lenf sıvısı, Timus,Lenf düğümleri,Karaciğer,Dalak,Peyer plakları,Kemik iliği gibi dokulardır. Canlı vücudunun birçok moleküllerden, hücrelerden ve dokulardan oluşan savunma sistemleri vardır. Canlıların bağışıklık sistemlerini uyaran ve canlı için kendinden-olmayan tüm moleküllere "antijen" veya "immunojen" denir. Canlı koruyucu elemanlarıyla öncelikle yapısına yabancı olan "antijen"lerin vücuda girmesini engeller. İlk engel olan deri, solunum ve sindirim sistemi gibi yüzey bariyerlerini herhangi bir antijen aşabilir ve canlıyla dahil olursa, ikinci savunma sistemi hemen harekete geçer.
Yüzey bariyerlerini aşan bir madde karşısında, doğuştan gelen sistemin elemanlarından kemik iliği, timus, lenf bezleri ve dalak gibi özelleşmiş merkezlerde yer alan fagositler, makrofajlar, lenfositler gibi savunma hücreleri ve molekülleri devreye girerler. İlk aşamada, öncü hücreler olan fagositler ve makrofajlar antijenleri yok etmeye çalışırlar. Kendinden olmayan yapıların vücut tarafından bu şekilde yok edilmeleri sürekli devam eden bir olaydır, vücudun açıklıklarından girebilen birçok molekül bu şekilde yok edilir. Bağışıklık sistemindeki bozukluklar bazen ciddi bazen de hafif tablolarla seyreden hastalıklara neden olabilir. Bağışıklık yetmezliği hastalıkları, bağışıklık sistemi hücrelerinin normalden daha az etkin olduğunda meydana gelir, tekrarlayan ve yaşamı tehdit edecek ciddiyette enfeksiyonlarla sonuçlanabilir. Buna zıt olarak, otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin normalden fazla etkin olması ve vücudun kendi dokularını yabancı olarak algılayıp, onlara saldırmasıyla sonuçlanır. Romatoid artrit, diyabet tip 1 ve sistemik lupus eritematozus toplumda sıkça rastlanan otoimmun hastalıklardır.
Bağışıklık yetmezliği hastalıkları, genel olarak iki grupta toplanır: Doğuştan bağışıklık yetmezliği hastalıkları ve sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği hastalıkları. Sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği hastalıkları daha sık görülür.Doğuştan bağışıklık yetmezliği hastalıkları: Birleşik ve şiddetli bağışıklık yetmezliği, ender görülen bir anormalliktir. Kemik iliği aktarımının gelişmesinden önce mutlaka ölümle sonuçlanan bu hastalıkta, bağışıklık sisteminin hem T hücreleri, hem de B hücreleri görevlerini yapamazlar. Bir başka bağışıklık yetmezliği olan DiGeorge sendromu, timüsün gelişmesindeki yetmezlikten, buna bağlı olarak da bağışıklık sisteminin T hücrelerinin gelişmemeleri ve yeterli düzeyde çalışmamalarından kaynaklanır. DiGeorge sendromu bulunan hastalar, virüs ve mantar enfeksiyonlarına duyarlıdırlar. Sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği hastalıkları: Sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği hastalıkları, birincil (bağışıklık sistemi zayıflığından kaynaklanır) ya da ikincil ( yani kanser gibi bir hastalıktan sonra) olabilirler.En sık rastlanan birincil bağışıklık yetmezliği hastalığı İgA denilen immunoglobulindeki seçicilik yetmezliğidir; her 500 kişiden birinde görülür ve çoğunlukla akciğer enfeksiyonuyla birliktedir. Bazı başka immunoglobulinler (özellikle İgA ve İgM) de, bazı kişilerde hiç bulunmayabilir ya da çok düşük düzeyde bulunabilir; bu durum tekrarlayan enfeksiyonlar nedeniyle ciddi klinik sorunlara yol açabilir. Ekinezya (Echinaceae purpurea) Ekinezya otu Asteraceae familyasına mensup bir bitkidir. Bitkinin ilaç yapımında kullanılan kısımları taze veya kurutulmuş kökü veya toprak üstü kısımlarıdır. Ekinezya kökü; % 0,6-2,1 oranında temel olarak kiroik asit ve kaftarik asit, kafeik asit ve klorojenik asit olmak üzere kafeik asit ürevlerini içerir. % 0,01-0,04 oranında alkilamidleri, poliasetilen türevlerini, glikoproteinleri, %0,2’ye kadar karyofilen, humulen, karyofilen epoksit gibi esansiyel yağları da içerir. Komisyon E monografına göre, alkolik kök ekstreleri karbon testinde, karbon partiküllerinin eliminasyonunda hızla artışa neden olmuştur. Toprak üstü kısımlarda ise suda çözünür bağışıklık stimüle edici polisakkaritler, uçucu yağlar (% 0.32’den az), flavonoidler, alkamidler, polienler ve kafeik asit türevleri bulunur. Ekinezya ile ilgili yapılan araştırmalar özellikle bitkinin savunma sistemini kuvvetlendirici yönüne odaklanmıştır. Yapılan araştırmalarda ekinezyanın akyuvar sayısında artışa neden olduğu tespit edilmiştir. Kemoterapiden sonra vücut direncini yükseltmek için kullanılmaktadır.
Ginkgo Biloba (Ginkgo)Ginkgo bitkisi Ginkgoaceae ailesine mensup bir bitkidir. Anavatanı Uzakdoğu olan bu bitki Çin ve Japonya’da kutsal ağaç sayılır ve mabetlere dikilir. Ginkgo biloba, hücrelerin oksijen alım ve kullanım kapasitesini arttırıcı ve hücre yenileyici özelliği ile bellek fonksiyonlarını artırmada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu bitkinin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi de bilinmektedir.
Isırgan Otu (Urtica sp.) Isırgangiller ailesine mensup ilkbaharda yetişen, her tarafı sert tüylerle kaplı bir büyük ottur. Tüylerinin içeriğinde formik asit vardır. Sürüldüğü yeri kaşındırır ve yakar. Tohumları da kullanılır. Isırgan otu vücudun direncini arttırdığı için birçok hastalığın tedavisinde yardımcı olarak kullanılır. ETİKETLER: Biommin %100 doğal bağışıklık güçlendirici, domuz Gripi, Vücut direncini arttırmak,Gribi önlemek, Hastalıkları önlemek,sık sık hasta olmamak için doğal tedavi, bağışıklık güçlendirmede bitkisel çözüm,Viral hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları, savunma sistemi, Bağışıklık güçlendirici, halsizlik
|